| Yazar | Mesaj |
Bahadır Davut |
16:55 30-05-2004 GMT+02 saat |
|
Uzun zaman önce küçük bir ülkede kral ve halkı mutlu bir hayat sürüyorlarmış. Ülkenin adil bir kralı ve çalışkan bir halkı varmış...
Bir gün kötülük bütün ülkenin su kaynaklarına bir iksir karıştırmış. Su içen herkes delirmeye başlamış. Kısa bir süre sonra tüm ülke halkı deli olmuş. Sadece kralın sarayındakiler farklı bir su kuyusunu kullandıkları için bu durumdan etkilenmemişler... Bir süre sonra işler karışmaya başlamış. Sudan içen halk deli olduğu için; kralın aldığı kararlara bir anlam veremiyor ve umursamıyormuş... Kral bu zor durumda kara kara düşünürken bir gün kraliçe huzuruna çıkmış... \" Kralım... Halk deli olduğu için; söylediklerinizi anlamıyor ve bu durum günden güne kötüleşiyor. Ama isterseniz bir çözüm var. \" demiş. Kral çaresizlik ve heyacan içinde kraliçesine ne olduğunu sormuş... Kraliçe; \" Bizde halkın içtiği kuyulardan su içelim. Böylece bizde deli olur ve onlarla anlaşabiliriz. \" demiş. Saraydakilerde iksirli sulardan içip delirmişler... Kral deli olduğu için garip garip kararlar vermiş. Deli olan halkta bu kararları uygulamaya başlamış... Ve eskisi gibi mutlu bir şekilde yaşamaya devam etmişler. Hayatta bazen herşey anlamlı iken... Bazen herşey anlamını yitirebiliyor. Sanırım bazılarımız o sudan içmiş, bazılarımızsa içmemiş oluyor... |
|
Zeki Burak Ata |
17:19 01-06-2004 GMT+02 saat |
|
waaaow falan yani.ben zati piskolojik deli olduum için anlam manlam aramıorum
|
|
|
In me you trust
|
|
Ercan VAROL |
06:36 02-06-2004 GMT+02 saat |
|
TAmam zakkey senin psikomanyak veya psikolojikdeli olduğunu biliyoruz
ama bence aslında hepimiz bu sudan içmişiz.bazılarımız bunu sindirmiş bazılarımız sindirememiş.bazılarımızda hani su içsen yarıyor diyenler daha fazla etkilenmiş.onun için aslında herkeste biraz delilik vardır her ne kadar zakkeyde bu biraz daha fazla açığz çıksada .zaman zaman hepimiz deliliğimizi gösteriyoruz.nasılmı?:aslında her hareketimiz bir delilik,ders çalışmamız,su içmememiz,yemek yememiz,nefes almamız,aşık olmamız,yürümemiz ,koşmamız .neyin deliliği dersen .biz hayat tımarhanesindeki delileriz.çünkü tımarhanenin dışındakileri bilmiyoruz yada bildiğimizi zannedip bi şey yapmıyoruz,yapamıyoruz.yaptığımız o tımarhenin içinde kalan ama dışardakiler veya içerdeki diğer deliler tarafından hiç bir değeri olmayan,saçma olarak görülen hareketler.onun için bırakın herkes kendi deliliğini doyasıya yaşasın, \"BU TIMARHANEDEKİ SAYILI GÜNLERİ DOLMADAN\" insan ın elinde olmayan şeyler elini kolunu bağladığı zaman ,ayaklarını prangalara vurduğu zaman ,gözlerinin önüne perde çektiği zaman ,yüreğini tek bir hedefe kilitleyip başka hedefleri görmezden geldiği zaman : insan bu tımarhaneden hiç çıkmak istemiyor........ |
|
|
Ercan VAROL
http://www.ercanvarol.com Taşları delen suyun gücü değil , sürekliliğidir |
|
Aydın Köylü |
14:13 02-06-2004 GMT+02 saat |
|
bi söz var akıllı olup dünyanın kahrını çekcene, deli ol dünya senin kahrını çeksinn.
|
|
Mehmet Alper Şentürk |
20:42 02-06-2004 GMT+02 saat |
|
+1
kesssssssinlikle katılooorum... |
|
|
[url=http://tdt.cankaya.edu.tr]Çankaya Üniversitesi Toplumsal Dayanışma Topluluğu[/url]
|
|
Kamil Yücel |
03:58 03-06-2004 GMT+02 saat |
|
yaşamak başlı başına bi delilik öykü de müthiş
şimdi unusuall in attığı taşı kuyudan hangi akıllı çıkaracak aramızda vardır inşallah |
|
|
yaw ne elakası war yaa..
|
|
Mahmut Kavici |
05:05 03-06-2004 GMT+02 saat |
|
Kimse çıkaramaz. çıkaran zaten olayı çözmüş demektir. Çıkaran varsa bize de anlatsın
|
|
|
Burada hazır yapılmışı var :) origamisan.org, burada da karalanmışı : kavidesign.com
|
|
Bahadır Davut |
11:34 03-06-2004 GMT+02 saat |
|
Bulabilirsem forum a sayfanın tamamını yazayım.. Esas o zaman \"pirincin taşını\" ayıklamak zor olacak !!
|
|
Bahadır Davut |
16:46 03-06-2004 GMT+02 saat |
|
Bazıları hayatı filme benzetir. Bizlerin oyuncu oldugu bir filme... Yaratıcı 'nın bize biçtiği rolü oynadığımızı öne sürerler. Sık sık yazgıdan bahseder ve sürekli hayattan şikayet eder, mutsuz olduklarını dile getirirler.
\" Oysa ki hiç kimse tamamen mutlu başlayıp, mutlu devam eden ve mutlu bir sonla biten filmleri sevmez.\" Her nedense pek çok insan hayatı boyunca kötü şeyleri \" düşünmeme \" çabası içerisine girer. Hayata toz pembe bakarlar. Hatta bazen oyuncu oldukları bu \" filmde \" Yaratıcı 'yı kıskanır ve yönetmenliğe soyunurlar. Eğer söz düşseydi şöyle derdim onlara... \" Hayatta kötü şeyleri düşünmek istemiyorsan, iyi şeyleride düşünmeye hakkın yoktur... \" ... Bazı insanlarsa yaşamları boyunca herzaman hayatı kendine özgü bir kavram olarak ele almışlardır. Çünkü hayat bilgedir ve yanlış benzetmeleri sevmez. En olmadık anlarda insanları yanıltır. Çünkü her yanılgı bizi doğruya götüren bir yoldur. Ve bu insanlara \" hayatı anlat ozaman! \" dediğinizde eski bir söylenceyi anlatırlar... \"Uzun zaman önce küçük bir ülkede kral ve halkı mutlu bir hayat sürüyorlarmış. Ülkenin adil bir kralı ve çalışkan bir halkı varmış... Bir gün kötülük bütün ülkenin su kaynaklarına bir iksir karıştırmış. Su içen herkes delirmeye başlamış. Kısa bir süre sonra tüm ülke halkı deli olmuş. Sadece kralın sarayındakiler farklı bir su kuyusunu kullandıkları için bu durumdan etkilenmemişler... Bir süre sonra işler karışmaya başlamış. Sudan içen halk deli olduğu için; kralın aldığı kararlara bir anlam veremiyor ve umursamıyormuş... Kral bu zor durumda kara kara düşünürken bir gün kraliçe huzuruna çıkmış... \" Kralım... Halk deli olduğu için; söylediklerinizi anlamıyor ve bu durum günden güne kötüleşiyor. Ama isterseniz bir çözüm var. \" demiş. Kral çaresizlik ve heyacan içinde kraliçesine ne olduğunu sormuş... Kraliçe; \" Bizde halkın içtiği kuyulardan su içelim. Böylece bizde deli olur ve onlarla anlaşabiliriz. \" demiş. Saraydakilerde iksirli sulardan içip delirmişler... Kral deli olduğu için garip garip kararlar vermiş. Deli olan halkta bu kararları uygulamaya başlamış... Ve eskisi gibi mutlu bir şekilde yaşamaya devam etmişler.\" Hayatta bazen herşey anlamlı iken... Bazen herşey anlamını yitirebiliyor. Sanırım bazılarımız o sudan içmiş, bazılarımızsa içmemiş oluyor... |
|
Bahadır Davut |
16:55 03-06-2004 GMT+02 saat |
|
BİR YAZI DAHA !!
:: Ben Hiç Değişmedim... En çok kızdığım sözlerden biridir... \" Ben hiç değişmedim! \" Pek çok insan marifetmiş gibi kullanır bu sözü... Yalnızca doğrularını düşünerek söylerler. Bencilliklerini ortaya koyarlar aslında. Egolarını tatmin ederler. Bir insanın hiç değişmemesi demek; doğrularının yanında yanlışlarınında değişmemesi demektir. Bazı insanlar karşısındakinin yaptığı hataları yüzüne vurmak için kullanır bu sözü. \" Ben başından beri doğruydum... \" edasıyla... Karşısındakine sağlayacağı üstünlüğün verdiği hazzı düşünür... Hatta bazı insanlar bu sözün esiri olurlar. Hayatları boyunca sırf değişmemek için hep aynı hataları yapar dururlar... Bazı insanlarda eski günleri geri getirmek için kullanır bu sözü... Tek bir söz ile yaptığı bütün yanlışların yok olacağını sanır... \" Evet ama ben hiç değişmedim... \" edasıyla... O yada bu şekilde; ilk yaratılıştan buyana hiç bir gün birbirinin aynısı değil. Pek çok hatalar ve pek çok doğrular yapıyoruz. Bazı insanlar sadece doğrularını, bazı insanlar da sadece hatalarını düşünerek yaşıyor... Sanırım önemli olan her ikisininde \" farkında olmak \". Kısa bir hikaye geldi aklima ve ben paylaşmalıyım... \" Eski zamanlarda birbirini çok seven iki genç varmış... Günler birbirini takip ederken aşıklarda mutluluklarına mutluluk katıyormuş... Bir gün genç delikanlının yüreğine bir ateş düşmüş. Çocukluğundan beri hayalini kurduğu dünyayı dolaşma isteği içini kemirmeye başlamış... Günler geçtikçe içindeki bu istek büyümüş ve artık dayanılmaz bir hal almış. Sevdiği kıza bir mektup bırakıp dünya turuna çıkmış. Yaklaşık iki senede tüm dünyayı dolaştıktan sonra sevdiği kızın yanına varmış ve ona \" Artık senin yanından hiç ayrılmayacam. Hemen evlenelim. \" demiş. Genç kız bu teklifi reddetmiş. Delikanlı \" Ben hiç değişmedim! \" diye haykırmış. \" Hala seni çok seviyorum... \" diye devam etmiş... Genç kız düşünmüş ve şöyle demiş... \" Eğer hiç değişmediysen... Bir gün yine beni bırakıp gidebilirsin... \" \" |
|
Bahadır Davut |
16:58 03-06-2004 GMT+02 saat |
|
ARKADAŞLAR,şayet bu tür tartışmaları severseniz,elimde baya mevcut kaynak var,karşılıklı fikir alışverişinde bulunabiliriz.. Lakin burası BİLİŞİM sitesi olduğu için, yönetici lerin tutumlarına bağlı.. Tabi şu da bir gerçek,bence zeka soruları için yazışmaktansa bu gibi konularda yazışmak daha iyi.. Yorumlarınızı bekliyorum.
|
|
Kamil Yücel |
00:54 04-06-2004 GMT+02 saat |
|
walla yönetici olmayarak fena öyküler değil hani
artı çok deli yorumlar yapılabilir bu konularda eline sağlık unusuall kardeş |
|
|
yaw ne elakası war yaa..
|
|
Mete |
17:01 04-06-2004 GMT+02 saat |
|
bence güzel olur..
|
|
Mahmut Kavici |
05:47 05-06-2004 GMT+02 saat |
|
Arkadaşlar burası
Konu-Dışı Bilgisayar dışında kalan herşey yani dünyanın yüzde 99.9'u Burada forum kuralları dahilinde kendinizi istediğiniz gibi ifade etme özgürlüğüne sahipsiniz. Umarım diğer konularda da (geri kalan 0.01 oranda) canlanma olur |
|
|
Burada hazır yapılmışı var :) origamisan.org, burada da karalanmışı : kavidesign.com
|
|
Bahadır Davut |
14:28 05-06-2004 GMT+02 saat |
Alıntı Bilişim dışında demek istedin sanırım !!! |
|

Sonraki Sayfa

