> 1 <
| Yazar | Mesaj |
Mustafa Musa Ülker |
06:33 22-06-2004 GMT+02 saat |
|
\"Yeni Dünya düzenci\", \"Küresel Kraliyetçi\"lerin Türkiye'deki kuyrukları şimdi de Türkçe'nin güzelim imlâsını, yazısını bozmaya çalışıyorlar. Neden mi? Çünkü bunların derdi Türk olan her şeyi yok ederek, patronlarına ilelebet köle olacak, kimliksiz, onursuz, bağımsızlık duygularından yoksun bir insan kalabalığı yaratmaktır. Sadece son iki yılda Türkiye Cumhuriyeti'nin, Atatürk'ün esas ilkelerinin temellerine yöneltilen tasallûtları tek tek sıralamağa kalksak bu yazının boyutunu çoktan aşar.
Türkçe'nin yok edilmesi için yabancı dille eğitimin ana okullarına kadar indirilmesi, Türkçe ile eğitim veren evrenkent (üniversite) sayısının gitgide azaltılması, Türkçe ile bilimsel araştırma ve yayın yapılmasının YÖK'çe âdetâ yasaklanması, ortaöğretimde Türk edebiyatı derslerinin nerdeyse kaldırılması, ve şimdi de Türk yazı ve imlâsına topyekûn saldırı.... Önce bir örütbağ (internet) şirketi ile bir cep tel şirketi başladı. İlânlarını yarı İngilizce sözcüklerle verdikleri yetmiyormuş gibi bir de Türkçeleri İngilizce imlâsıyla yazar oldular: ç yerine ch, ş yerine sh , x'ler, q' ve w'lar... Derken, aşağılık duygusu içinde kıvrandırılan, herhalde Anatolia Liselerinde okuduklarından, başka bir işe yaramayacak Tarzan İngilizcelerini teşhir edip itibar göreceklerini zanneden zavallılar dükkânlarının üstüne \"pasha\", \"dönerchi\",... yazdılar. Sonra Bilgi Evrenkenti(üniversitesi)'nden Haluk Şahin devreye girdi. Efendim, Türk alfabesine q,x, w ilâve edilmeliymiş. Herhalde bütün bunlar resmî dilimizin İngilizce yapılmasına birer hazırlık. \"Milli\" Eğitim Bakanlığı da boş durur mu? Meğer, daha 1997'de hazırlattıkları, ilkokul öğretmenleri rehber kitabında, çocuklara Türk alfabesi öğretilirken q, x, w'nin de harflerimiz arasında öğretileceği yazılıymış Şimdi sorarım size: Birbiriyle ilgisi görünüşte olmayan böyle değişik kanallardan aynı saldırıların olması tesadüf olabilir mi? İhtimaller hesabına sığmayacak bir durum. Öyleyse? Haa, demek ki göze görünmeyen alınmış bir temel karar, ve onu uygulamakla görevli, bir yerde eşgüdümleri sağlanan birileri var. O \"yer\"in ne olduğunu siz tahmin edin. Ey, İngiliz Muhipleri Cemiyeti'nin güncelleştirilmiş uzantıları! Siz onu bırakın da önce şu Batı'nın bozuk imlâsını düzeltelim. Bir dil için en uygun yazının nasıl olması gerektiği hakkında birkaç matematiksel ölçüt koyabiliriz: 1) Her ses için bir harf, her harfe tekabül eden tek ses olmalı (\"bire bir\"lik ilkesi). 2) Bir dilin tüm şive ve hattâ lehçeleri için bir standart seçilip yazı ona göre belirlenmeli. Şivelerden gelen ufak tefek ses ayrıntıları standart yazıya girmemeli. Bu kurallara göre yazının dil için en tutumlu (iktisâdî) olması da sağlanmış olur. Demeli, bir ses için iki, üç harf gereksiz kılınmalı. Seslendirilmeyen harfler yazıda olmamalı. [Burada yalnızca latin harflerini esas alan yazılardan bahsedeceğiz. Çince, Japonca, Korece gibi resim-öge- yazı kullananlar, ayrıca Kiril, Arap, Fars, Osmanlı-Türk, İbrani, Sanskrit, vb. yazıları konumuzun dışında]. Şimdi bu ilkelere göre Türkçe'ye, bir de Batı dillerine hele bir bakalım: Atatürk'ün önderliğinde konmuş olan alfabe ve imlâ/yazımız Türk dilleri için tam bir mükemmellik gösteriyor: Bire bir, ne fazlası, ne eksiği var ( bunu derken, â, û, î'deki inceltme /uzatma simgesini de katıyoruz. Bu (^) şapkaların son yıllarda bazılarınca düşürülmesi de Türkçeyi önce küçük düşürmek, sonra da yoketmek gayeleri yolunda atılan bir adım). Türk yazısı bilgisayar için de en uygun yazı (bunu yıllardır diyorduk; şimdi yabancı bilim adamları da söylemeğe başladı). Elbette bilgisayar için yazı iktisâdî olmalı; kim lüzumsuz harfler için fazladan tuşlamak ister? Ayrıca, bilgisayarın, tuşlar yerine sesli komutlarla çalışması, yazıları seslendirmesi gibi gelişmeler Batı dilleri ve yazılarında çok zorluklar çıkardığı hâlde, Türkçe'de çok daha kolay gerçekleşecek. Bizim yetenekli bilgisayar mühendisi gençlerimiz bu konularda çalışmalı, geliştirecekleri bilgisayar yazılım ve donanımlarını da tüm Avrasya Türk ülkelerine yaymalı, pazarlamalı. Hep Batılının öncülüğünü bekleyecek değiliz ya. Gelelim şu çok şeyi bozuk Batı'nın bozuk yazı ve imlâlarına \"ş\" harfi Almanca'da \"sch\" ile, İngilizce'de \"sh\" ile gösteriliyor. \"f\" yerine bazan \"ph\". Onun gibi bizim \"ç\" çoğunda \"ch\". Gereksiz, fazlalık harfler zengini Batı. Ayrıca İngilizce ve imlâsı tam bir felâket. \"i\" bazan \"ay\" , bazan \"i\" okunuyor. Genellikle hangi harfin ne okunacağı belli değil. Böyle bir imlâ çocuklara nasıl öğretilir? Her yazılı sözcüğü ayrı ayrı ezberleterek. Onun için de çoğu Amerikalı en basit sözcüklerin bile nasıl yazılacağını bilemez. Tam bir keşmekeş. Kendi anketlerine göre ABD ortaöğretiminden geçenlerin %65'i dosdoğru okuma yazma bilmiyor ( ne güzel değil mi? Böylesine cahil halk, orada da ayarlı olan basın-yayının her dediğini yutar). Halbuki Türk yazısı ile, harflerden heceleri, hecelerden sözcükleri okumak, her yazılanı doğru okumak, her söyleneni aynen ve doğru yazmak birkaç haftada öğretilebiliyordu (askerde bile). Şimdi ne oldu? Amerikan danışmanların telkini (belki de dayatması) ile olacak, bu düzenden vazgeçilip, sözcükleri birer resim gibi görsel ezberletme yöntemi gelmiş..[Bazı hastalıklar vardır ki, hasta bunu başkalarına da bulaştırma ihtiyacı hisseder. Amerika'nın bir derdi de bu herhalde]. G. Bernard Shaw, \"Pygmalion\" temsilinin önsözünde İngilizce imlâsının rezilliğinden yakınır durur. O yıllarda İngiltere'de İngiliz imlâsını düzeltmek için de bir hareket vardı. Beceremediler. Anlaşılan iş, bizim Anglo-Sakson Muhiplerine düşecek. Ne olur; bizim dünyaya örnek olacak ülken imlâ ve yazımızı bozmaktan vazgeçin de, şu yılıştığınız İngiliz/Amerikan efendilerinize bir iyilik edin: Önce onların imlâsını düzeltiverin Prof . Dr. Oktay Sinanoğlu |
|
|
:: Websitm :: http://www.musaulker.com/ ::
:: Bilgisayarımı görmek için a href=http://www.biltec.org/datas/users/2-bil.jpg>tıkla!/a> :: koray yeni farkettim toplayacağız bir gün elbet :p |
|
Burak Güler |
06:59 10-11-2004 GMT+02 saat |
|
Sayın Oktay Sinanoğlu'nu saygıyla selamlıyoruz...Ancak eklenecek birkaç noktayı belirtmeyi bir borç bildim.Toplum tabanında insan ilişkilerinin düzenlenmesini sağlayan işaretler grubunun(dilin)yazılı aktarımının olmayışı ve yazının Avrupada çok geç kullanılmaya başlanması hatta yazıdan önce ilişkilerin ses ile düzenlenmesi yazının gelişimini engeller niteliktedir.
Karşıt Görüş Batının imlasını düzeltmek bize düşer mi?Çok büyük çelişkiler yumağıdır bu soru.Çünkü köklü bir geçmişi olan Türkçe'nin Germence'nin yapısı birbirinden farklıdır.İmlayı ihtiyaçlarına göre düzenleyen Amerkan halkı, Fransız milleti,Alman ırkı;ihtiyaçlarını karşıyacak düzeyde imla kuralları türetmiştir.Türk cemiyetleri de imlayı abc gibi yeniden yaratmamış sözlü anlatımı yazıya aktarmıştır.Hatanın nedeni burda yatmaktadır.5 yılda a nın şapkası tam 3 kez değiştirilmiş bulunmaktadır.Nüktesi bulunan her dil, imla ile ilgili ihtiyaçlarını güncelleme yöntemi ile geliştirmektedir.Hiçbir kural en baştan oluşturulmaz. Örnek yapı:"Ben karımı ortağımla paylaşıyorum."Çok büyük farklılıklar içeren bu cümle imlanın Türkçe'deki önemini anlatmaktadır. Tonlama ile yapılan imla düzenlemeleri ile yazılı anlatım arasında hiçbir fark yoktur. |
|
Hasan Yasin Öztürk |
08:40 10-11-2004 GMT+02 saat |
|
İmla zaten yazımla ilgili sevgili fanatigs. Dilin doğasından bir şey olmayıp, seslendirilen kelimelerin bir şekilde yazıyla kaydedilmesine geçilirken belirlenen kurallardır imla kuralları. Batı dilleri yazıya aktarılırken gerçekten de bizdeki başarıyı gösterememişler. Burada Oktay Bey sonuna kadar haklı ve itiraz edilecek tek bir nokta dahi yok.
A'nın şapkası da imlayla ilgili bir gereklilik ve atılması imlamızı eksik bırakır. Bu şapkadan rahatsız olanlar, buyursunlar ortaklarıyla neyi paylaşacaklarsa paylaşsınlar. İnceltme işareti son derece gerekli imlamız için... Tüm bunlarla birlikte, her ne kadar batılı dillerdekinden çok daha başarılı olsa da, bizde de eksiklikler var. Mesela Türkçe'de biz iki farklı k sesi çıkarıyoruz; ama alfabede tek k harfi var. Mustafa Qemal'in de yeni alfabeye geçiş döneminde imzasını benim yazdığım şekilde attığını bilenler bilir. Her nedense sonradan bu harfin alfabede yer almamasına karar verilmiş. Tıpkı "K" gibi, iki farklı sesi tek başına üstlenen bir diğer harf de "L"dir. Halalar bunu çok iyi bilirler; hala halasına sormamış olanlar sorsunlar, öğrensinler. Kalem ve kağıt kelimelerindeki 'a'ların değil, 'k'ların farklı olduğu aşikar. Senin örnekteki paylaşım metaında da aynı şey geçerli. Orada da hikmet "a" harfinde değil, "k" harfinde... Batının imlasını düzeltme tavsiyesine gelince, burada Oktay Bey'in vurgulamak istediği fikir senin karşı çıktığın şey değil sevgili fanatigs. Olmayan bir şeye karşı görüş geliştirmek de abesle iştigal olur. Sen bir hata etmişsin, şimdi ben de olmayan bir şeye karşı görüşe karşı görüş ifade ederek ikinci bir hata ortaya çıkarmak istemiyorum. :P Saygılarımla arkadashlar... |
|
> 1 <


