> 1 <
| Yazar | Mesaj |
Mustafa Musa Ülker |
04:26 13-01-2004 GMT+02 saat |
|
Konfüçyus, bazi insanlara bir sey ögretmenin
en iyi yolunun bunu örneklerle göstermek oldugunu biliyordu. Bu yüzden sinifin tam karsisina geçti. Eline bir vazo aldi, tüm ögrencilerin görebilecegi sekilde vazoyu havada tuttu. Diger elinde bir elma vardi. Ögrencilerin merakli bakislari arasinda, elmayi vazonun içinde biraktiktan sonra, vazoyu yere koydu ve söyle dedi: "Elmayi vazodan çikarmayi basaran ögrenci, elmayi yiyebilir." Çocuklardan biri acikmisti, ilk o davrandi ve elini vazonun dar agzindan içeri soktu. Elmayi yakaladi, çikarmaya çalisiyor, ama basaramiyordu. "Elimi çikaramiyorum!" Konfüçyus, "Elmayi siki siki tutmaktan vazgeçmedigin sürece, elini çikarman mümkün olmayacaktir," dedi. Çocuk elmayi elinden birakmak istemiyordu; ama sonunda zorunlu olarak birakti. Elini vazodan çikardiginda, yüzünde saskinlik okunuyordu. Elmanin vazodan nasil çikarilabilecegi konusunda sizin bir fikriniz var m?? Konfüçyus, vazoyu yerden alip ters çevirdi. Elma vazonun içinden yuvarlanip avucunun içine düstü. Çocuklarin hepsi gülmeye basladi. Aslinda o kadar basit bir seydi ki bu! Konfüçyus, "Fakat bu, göründügü kadar basit degil," dedi. Elmayi havada tutuyordu konusurken. "Bazen bir seyi gerektiginde birakabilmek, zor bir istir. Onu birakabilmek de bir beceridir. Eger bir seyi zorla tuttugunuzda, ulasmak istediginiz seyi engelledigini görüyorsaniz, o zaman onu özgür birakmalisiniz. Eger yanlis bir sey yapiyorsaniz, o zaman buna son vermelisiniz. Eger kendinize ve baskalarina karsi dürüst davranmiyorsaniz, bu hilekarligi hemen durdurmalisiniz. iste, ancak o zaman hedefinize ulasabilirsiniz." Ann Donegan Johnson © Dürüst Olmannn Önemi |
|
|
:: Websitm :: http://www.musaulker.com/ ::
:: Bilgisayarımı görmek için a href=http://www.biltec.org/datas/users/2-bil.jpg>tıkla!/a> :: koray yeni farkettim toplayacağız bir gün elbet :p |
> 1 <

