> 1 <
| Yazar | Mesaj |
esra şahin |
04:53 16-08-2005 GMT+02 saat |
|
EĞT 372 Etkinlik 1
ESRA ŞAHİN 01-04-2004 01531022 Bilgisayar Öğretmenliği 3.sınıf Konu: GELECEĞİN ÖĞRETMENİ NASIL OLMALIDIR? EŞİK DEĞERİ “Yazmayı sevmiyorum. Ama kompozisyon oluşturmam gerekiyor. Konuşarak yapmak ve zamanı kullanmak bugünlerde gereksinimlerim arasında. Bu yazıda olabildiğince kendim olmayı umut ediyorum.” Bu dört cümle tam 13 dakikada düşünüldü. “Teacher profile of the Future” yani geleceğin öğretmeni profili. Gelecek , çok soyut bir kavram. Sanki bir şeylere bağlı olarak oluşmuş gibi. Evet , o bir şeyler dediğim şu an, dün, geçen yıl …hepsi. Öğretmen = çoban . Bu eşitlik öğretmeni açıklar tam olmasa da. Çobanın sorumlulukları, yapısı öğretmen profilini çizdirecek. O zaman şöyle bir tanım yapabilir miyiz: geleceğin öğretmeni profili,şu an sürüsünü güden çobanın profilidir. Tamam biraz kapalı bir tanım oldu biliyorum. Şimdi sadece çoban kelimesinin zihne yerleşmesi yeterli. Bu metni okuduğunuz ortamdaki pencereden dışarıya bir bakın. Küçük noktalara benzeteceğiniz seyrek sayıda insan var. Bu noktaların oluşturacağı bir çizginin bir bakıma eğitim kurumlarına denk geldiğini düşünelim. Nokta=birey ; çizgi=kurum. Nokta olmazsa kurumun varlığından, işleyişinden şüphe edilir. Pencereden bakmayı bırakın. Sınav kağıtlarıyla dolu masanızın başından kalkıp aşağıya inin. Şimdi noktaların içinde bulunuyorsunuz. Sizde noktasınız artık. Nasıl bir duygu bu? Rolünüz öğrenci olarak belirlendi. Sınıfa girdiniz, etkileşime başlıyorsunuz. Merhaba cümlesi çıkıyor ağzınızdan refleks olarak. Diğerleri notlarını çıkardı. Son günleriydi okulun o günleri . Yakında mezun olacaksınız hep birlikte. Kapıdan içeri giren hocanıza bir başka gözle bakıyorsunuz artık. Garip bir duygu bu. Hoca sınıfa sessiz girmişti. Sınıfın gürültüsü bu sessizliğe yenik düştü ve sona erdi. Hoca: Merhaba arkadaşlar! Öğrencilerden birkaçı: Merhaba hocam! Öğrencinin biri: Hocam forumdan bana bir mail geldi. Hoca: Hani şu beklediğin mail mi? Aynı öğrenci: Evet, hocam. Online eğitim üzerine bir e-book linki de vardı içinde, hemen indirdim ve çıktısını da aldım. Hoca: Bizimle paylaşır mısın? Aynı öğrenci: Ahmet , Selma, Hasan ve birkaç diğer arkadaşa da aynı maili göndermiştim. Hoca: Hadi o zaman , birlikte paylaşalım. -----Öğrenci ile öğretmen arasındaki iletişim çift yönlülükten çok yönlülüğe dönüştü. Sizde katılım gösterdiniz ve çok zevk aldınız.---- Fikirler alınmaya başlandı değerlendirme aşamasına girmek için. Hoca fikrini en son aşamaya saklamaya ve olabildiğince herkesin değerlendirmesini almaya çalıştı . Ve bütün fikirler tahtaya yazıldı, eleştirilere bütün fikirler yazılımı bitinceye kadar izin verilmedi. Tahtada birçok cümle görünüyordu. Birkaç tanesi benzerdi , onlar elimine edildi. Farklı kavramlar büyük puntoyla yazıldı ve çember içine alındı. Şimdi tekrar öğrencilerin tahtada yazılanlar hakkındaki düşünceleri istendi. Sizin gözünüze “kalite ve akreditasyon” cümleciği takıldı. Bir başkasına “sanal öğrenci” , diğerine “müferdat laboratuar okulları” ve bir diğerine de başka bir şey. Hoca saatine baktı. Dersin bitmesine az kalmıştı. Hoca: Gelecek dersin konusunu belirlediniz biraz. Gelecek ders , ……… internet adresine girin , orada bugün tartıştıklarımızı bulabilirsiniz ve öğrendiklerinizden özümsediğiniz kavramları gelecek ders başlangıcında tahtaya yazınız. Ayrıca mail listlerinizi kontrol etmeyi de ihmal etmeyin. Forumdan gelenleri paylaşmaya devam edelim. Olur mu? Öğrencilerin hepsi : Gülümseyerek olumlu yanıt verdiler. Ve ders bitti. Sınıftan dışarı çıktınız (hala öğrencisiniz). Hocaların bulunduğu kısma giden koridoru takip edip her zaman kapısı açık olan hocanızın odasının önüne geldiniz. Hoca: Gel …adınız… Otur bakalım. Bugün çok aktiftin. Seni tebrik ediyorum. Ama ..şu .. konularda biraz eksiğin var. Siz: Hocam o konular çok ilgimi çekiyor ama anlamakta çok güçlük çekiyorum. Hoca: Öyleyse bu konuya derste biraz daha ağırlık versem iyi olacak. Siz:Hımmmm.. Hoca:Annen nasıl, iyileşti mi ? Siz: Evet hocam, biraz düzeldi. Ama ? Hoca:Bir sorun mu var? Siz: İlaçlar çok pahalı. Hoca: Bunu kurulda görüşelim, umarım yardımcı oluruz. Siz:Teşekkürler. Kurul çalışmaları ne düzeyde? Hoca: Bugünlerde ders içerikleri üzerinde duruluyor. Siz: “Uzaktan eğitim uygulamaları” dersi ele alınacaktı. Sonuca ulaşıldı mı? Hoca: Sanırım sizin alt sınıflarınız bu derse kavuşacak. Yoğun günler bizi ve onları bekliyor. Büyük bir adım atılacak eğitim adına. Siz: Evet , çok büyük. Hoca: Mezun olduktan sonra burada kalmayı düşünür müsün? Siz: İsterim, ama olanakların yaratılmasına bağlı biraz da bu. Hoca: Üniversite araştırmalarına ayrılan bütçe artırılacak yakında. Seni aramızda görmekten memnun oluruz. Siz: Teşekkürler hocam, ben artık gideyim. Hoca: Oldu, kendine iyi bak. ---diyalog bitti— Okuldan dışarı çıktınız ve geldiğiniz odaya geri döndünüz. Yine aynı masanın başındasınız . Artık öğrenci değil sizsiniz. Masanızın üzerinde okumanız gereken sınav kağıtları var. Artık biraz daha olumlu bakıyorsunuz hayata ve pencerenin arka tarafındaki noktalara. Sınav kağıtlarını okurken olabildiğince etkili bir değerlendirme sistemi ve çok yönlü bir bakış açısı geliştiriyorsunuz. Ertesi gün derse girdiğinizde sanki kendinizi karşınızda buluyorsunuz. Olumlu pekiştireçler vermeye ve demokratik ortam yaratmaya özen gösteriyorsunuz. Şimdi çoban kavramından ne demek istediğim birazcık anlaşıldı değil mi? Açıkça kavratmak gerekirse: • Öğretmen bir çoban sorumluluğunu taşımalı • Kılavuzluk yapmalı • Empatik olmalı • Değerlendirmelerini çok yönlü bir bakış açısıyla yapmalı. • Öğrencilere eğilim gösterebilecekleri alanların içeriğinden ipucu verip, yaratıcılıklarını o alanda geliştikten sonra ölçmeye kalkışmalı ve destek olmaktan çekinmemeli. Bu maddeler aynı zamanda the teacher profile of the future ‘u da özetlemiş oldu. Daha özele indikçe madde sayılarının artacağı aşikardır. Bu arada bu yazının başlığı olan eşik değerinin anlamı da “bireyler arasındaki iletişim sırasında her iki tarafında birbirine fikir iletme ( alma- kavrama - takdir etme - pekiştirme - analiz etme –sentez basamaklarının hepsini içerir) faaliyetinin eşik değeri nasıl belirlenir ?” sorusuna cevap aramaktan geldi ve bu yazı oluştu. |
|
Bahadır Davut |
10:09 16-08-2005 GMT+02 saat |
|
bunu makale haline çevirsen de yayınlasak çok güzel olur bence
|
|
> 1 <



