Forumlar » 1. Genel » Bilgi Paylaşımı » pdr de temel sorunlar

 

> 1 <
Yazar Mesaj

Çevirmiçi mi? profesra

esra şahin
87 ileti

Şehir:
Meslek:
Yaş:
04:56 16-08-2005 GMT+02 saat      
Merhaba arkadaşlar!
Bu alanda size PDR detemel sorunlar üzerine Türkiye genelinde 13 PDR uzmanıyla yaptığım-rehberliksevisi.com aracılığıyla- araştırmayı sunmayı uygun gördüm.



PDR DE TEMEL SORUNLAR 01531022 ESRA ŞAHİN BİLGİSAYAR 4 GÜNDÜZ

1-PDR alanında temel kavram,ilke ve anlayışlarla ilgili sorunlar var mı?varsa bunlar neler?açıklayabilir misiniz.

• PDR alanında temel kavram ilke ve anlayışlarla ilgili pek fazla problem yok. Fakat bu alandaki kaynak eksikliği nedeniyle bazı problem yaşanıyor. Mesleği düzenleyen hiç bir yasal düzenleme yok. Ayrıca bazı temel kavramlar ile ilgili meb personelinin bilgisizliği de cabası.Pdr ci olmak lisans mezunu olmaksa meslek yapılamıyor ne yazık ki

• Rehberlik hizmetlerinin amacına uygun işleyebilmesinde en önemli ayaklardan biri olan sınıf öğretmenlerinin rehberliğe ilişkin olumsuz bakış açıları, bu işleri angarya olarak nitelendirmeleri.Branşı rehberlik olsa bile bazı meslektaşlarımızın işini ciddiye almaması ve görev yaptıkları okullarda “Rehber öğretmen bir iş yapmaz” bakış açısını pekiştirmeleri

• Bu soruya kitap yazılı ama temel kavram ve ilkelerde sorun yok fakat herkesin yada büyük bir kesim farklı ekollerden gelebilir bu açıdan yöntemler farklıdır ama ilkeler zaten standart

• PDR çok kapsamlı ve çok disiplinli bir alan olduğu için zaman zaman bazı karmaşalarla karşılaşılmakta.PDR de hizmet verirken bir çok alandan yararlanılmakta psikoloji,sosyoloji,fizyoloji,biyoloji,felsefe gibi bu nedenle pdr de bir çok kuram yaklaşım öğrenilmekte hizmet verirken bunlardan yararlanılmakta tabi burada bunları uygulama rehberlik hizmetini veren kişiye kalmakta.ama gerçek olan bireye hangi yaklaşımla yaklaşılırsa daha verimli olmakta bunun saptanması gerekmekte.pdr de ilke olarak temelde birey önemli olduğu için doğumdan ölüme kadar olan ki zamanda onun ruhsal bilişsel fiziksel gelişiminde sağlıklı bir şekilde bireye hizmet vermek önemli.pdr de önemli olan bireydir.insan gelişimiyle ilgili bir çok kuram mevcut olduğu için bunların doğruluğu ve yanlışlığı yaşanılan sorunlar tartışılmakta en doru olan yol bulunmaya çalışılmaktadır.

• Ülkemiz için pdr alanından bahsetmek veya bahsedebilmek çok çok yakın tarihlerde elde edilebilmiş bir başarıdır kanaatindeyim. Psikolojik danışmadan, rehberlikten ve psikolojiden sıcak bahseden ve terapilere gittiğini toplum içerisinde zikretmekten çekinen bir toplumun yavaş yavaş kabuğunu kırmaya başladığı günlerdeyiz. Dolayısıyla alandaki ilke ve anlayışın oturması ile ilgili çalışmaları saygı ile izle-mekle beraber yeni yeni kendini bulmaya çalışan bir meslek grubu olduğumuzu da ifade etmeliyim.


• Sorunları kavramlar üzerinde değil de kavramlara bakış açısı üzeride toplayabiliriz. Özellikle rehber öğretmenlerin atandıkları okulda yönetimle aralarındaki en büyük sıkıntı kavramlara olan yabancılaşmadan çıkıyor. Rehber öğretmenin sahip olduğu bilgi ve kavramlar sadece kendilerini güncelleyen öğretmenler tarafından bilindiği için iletişimde bir takım sıkıntılar çıkmaktadır. Rehberliğe bakış açısı da bu sıkıntıların temelini oluşturuyor. Okul yönetimi ve veliler rehberliği tüm sorunları çözen bir mekanizma olarak görüyorlar.Buda hazır olunuş düzeylerini yükselttiği için bazı zaman ve durumlarda yapılabileceklerin üstesinde beklentiler içine giriyorlar. Durum beklentileri dahilinde gelişmediği zamanda rehberlik alanı günah keçisi olarak haksız yargılara maruz kalabiliyor. Zaman zaman da rehber öğretmenler açısından çeşitli sıkıntılar yaşanıyor. İlke ve maçalar hakkında yeterli bilgi edinemediği zamanlar rehber öğretmenler mesleğinin görev ve sorumluluklarının sınırlarını çizemiyor. Okullarda disiplin kurullarında görev almadan tutunda nöbetçi öğretmen olarak yazılmaya ve sınıflardan para toplamaya kadar bir çok yanlış sorumluluk alanı ortaya çıkıyor.

• Elbetteki sorunsuz bir anlayış olsa bugün yetiştirdiğimiz çocukların bir çoğunun çok iyi durumlarda olması gerekirdi.Bir sorun olduğu ortada. Ancak bu soruna müdahale etmesi gereken kişiler görevlerini tam anlamıyla yerine getirmedikleri, getirmedikleri gibi hiçbir sorumluluk ta üstlenmedikleri için çocuklarımız sorunlu bir şekilde yetişmeye devam ediyor. Bizde pdr deyince akla ilk gelen zihinsel yönden diğer arkadaşlarına göre daha geç kavrayan yada hiç kavrayamayan öğrencilerin durumu oluyor. Oysaki bir öğrenci derslerinde çok başarılı olduğu halde pdr ihtiyacı duyabilir.

• Teorik olarak pek sorun yok.. temel kavram ve ilkeler belirlenmiş. Ancak ekollerin tam olarak verilmeyişi, lisans eğitimi sonrası bu konuda eğitim verilmeyişi bir boşluk oluşturuyor. Pdr ciler bu boşluğu kişisel inançları(dini-siyasi vb gibi) hayata ilişkin anlayışları ile doldurmaya çalışıyorlar. Buda mesleki kaliteyi düşürüyor.Oysa ekollere ilişkin okullar olsa ve pdrcilerin buralara devam imkanı olsa uzmanlaşma sağlanmış olur.


• Rehber öğretmenlerin kimlik sorunu vardı, artık psk danışman kimliği ön plana çıkmaya başladı. Her şeyin çözüldüğü söylenemez yine de … öğretmen mi yoksa psk danışman mı olduğumuz sorusuna cevap bulamıyoruz.. Öğrencilerin veya danışanların bilgisini okul idaresi ile paylaşma konusunda bazen çatışmalar yaşanıyor. Bu bilgilerin özel olduğunu, ve gizli-liğinin korunması gerektiğini idareye veya müfettişlere anlatmakta sıkıntı çekiyoruz.Eğer siz bu çalışmaları bilgileri başkalarına vermezseniz sizin aslında hiçbir iş yapmadığınızı düşünüyorlardı. Ama artık bu sorun da aşılmak üzere…artık rehberlik anlayışı geliştikçe insanlar daha anlayışlı olabiliyorlar.

• Evet, rehberlik alanında bu anlayışlarda sorunlar mevcut. İlk önce sizi hem öğrenci hem öğretmen hem de veli çözüm sağlayıcı, problem çözücü olarak görüyor. Sihirli değneğiniz olduğunu ve hemen ortada bulunan problemi çözmeniz gerektiğini düşünüyor. Bir anlamda doktor olarak görüyor ve bir nevi reçete yazmanızı bekliyor sizden.Bundan başka idari olarak hangi ünvana sahipsinizi buna çelişki yaşanıyor. Öğretmen misiniz, uzman mısınız, memur musunuz? Rehberlik anlayışının personel tarafından tam olarak bilinmediğinden dolayı sıkıntılar yaşanabiliyor. Gereksiz olarak görülebiliyor
• PDR ülkemizde yeni yeni önemi anlaşılan ve birazda AB süreciyle birlikte eğitimdeki standardizasyon problemleriyle gündeme gelen bir alandır. Bu sebeple eski anlayışların okullarda devam ettiğini görmekteyiz. Yani rehberlikçilerin yatarak para kazandıkları yönünde bir kabul var. Rehberliğin eğitim sürecinin bir parçası olduğu henüz kabul görememiş gibi… özellikle özel sektörde rehber öğretmenlerin angarya işleri de yapması gerektiği, idarenin gizli bilgi akışını sağlaması gereken bir birim olduğu düşünülüyor. Bu durumda gizlilik ilkesinde ilkesel ihlaller kaçınılmaz gibi görünüyor. Kurumla rehber öğretmen arasındaki ekonomik bağlar da koşulsuz kabul ilkesini önemli ölçüde aksatıyor.

• PDR alanında insanların bakış açıları açısından bir takım sorunlar var. Rehberlik servisinin bulunduğu konumdan ve çalışmalarının yeterince bilinmemesinden kaynaklanan sorunlar var.


• PDR alanındaki temel kavram ve ilkelerde teorik olarak bir sorun olmasa da, uygulamada pdr’ lerin aynı şeyleri anlamadıklarını düşünüyorum. Bu özellikle pdr ilkelerinin uygulanması konusunda sorun yaratmakta. Meslek etiği ilkesinin ihlali en önemli sorundur bence.

• Pdr ile ilgili halen yanlış anlayışlar var okulda özellikle .Gerek öğretmenler olsun gerek idareciler olsun rehberliği öğrencilere bir nasihat -rehber öğretmenleri de öğüt veren biri olarak görüyorlar.Rehber öğretmenin elinde "sihirli bir değnek" yoktur.

• Tabiki var.Örneğin bir pdr cinin öncelikle halk arasında bir kimlik kaygısı vardır.Pdr nin psikolog veya öğretmen olarak tanınması bir pdrcinin işini zorlaştırır.Ayrıca çoğu pdrcinininde görevler konusunda ikilemlere düşmesi bu kaygının halk arasında yaygınlaşmasına neden olmaktadır.

2-Uygulamalar için okullarda sağlanan maddi ortam ve olanaklarla ilgili olarak sorunlar var mı?varsa bunlar neler?açıklayabilir misiniz.

• Okullar bu işe çoğunlukla önem vermeyi kağıt üstünde yapıyorlar .Uygulamaya gelince ses yok.Bu problemleri aşmak için zamana gerek var.

• Danışma ortamına uygun bir mekanın olmayışı veyahut okul idarecileriyle aynı odanın paylaşılması.Test ve anketlerin çoğaltılmasında fotokopi imkanının sınırlı olması veya hiç olmaması. Bilgisayar ve malzemelerinin olmaması .İlköğretim okulların da rehberlik saati dersinin olmaması .Varolan imkanların başka birimler tarafından kullanması (tepegöz, slayt,projeksiyon cihazı vs.)


• Tabiî ki var çok değil bundan 4-5 yıl öncesine kadar rehberlik servisi için oda dahi bulun-muyordu artık bildiğin gibi dosya tutma envanterlerin basımı ve çoğaltılması gibi durumlar hala çoğu okulda bir sorun.

• Rehberlik hizmetlerinin okullarda tam anlamıyla yürütülebilmesi için teknik olarak da imkanlara ihtiyaç var.En başta rehberlik servisinin oluşturulabilmesi için ayrı bir oda gerekmekte.öğrencilere psikolojik danışma yaparken ayrı bir odanın olması şart.Bu konuda görüştüğüm bazı rehber öğretmen arkadaşlarım sıkıntı yaşamakta ama bu okulun fiziksel yapısıyla alakalı.Bu konuda ben bir sıkıntı yaşamıyorum.Çalıştığım okulda ayrı bir rehberlik odamız mevcut.Bunun yanı sıra öğrencilere uygulanması gereken bazı testler ve envanterler gerekmekte bunları gerek il milli eğitim müdürlüğünden gerek illerde bulunan RAM lardan gerek de bizler kişisel olarak temin edebilmekteyiz.Bu konuda da benim herhangi bir sıkıntım yok fakat bazı arkadaşlarım bu konuda da sıkıntı yaşamakta.Ayrıca bu alan kendini yenileyen bir alan bu yüzden son gelişmeleri takip etmek gerek bunun için de bilgisayar ve internetin nimetlerinden faydalanmaktayız.Bu konuda da benim herhangi bir sıkıntım yok.Bu teknik imkanları aynı şekilde her okulun karşılaması pek mümkün olmamakta fakat son dönemlerde rehberliğe duyulan ihtiyacın artması nedeniyle bu tür imkanlar hızlı bir şekilde karşılanmakta.

• Ben problemin eğitim olanaklarının eşit dağıtımının ülkemiz koşulları için problem niteliği taşıdığını be-lirterek sözlerime başlayayım.Evet iyileştirme çalışmaları var ancak şu da bir gerçek ki mevcut yeterli değil ve insanlar halen bir arayış, bir beklenti içerisindeler. Gittiği okulun müdürden başka kimsesi olmayan bir rehber öğretmenle 3 rehberin yanına stajyer öğretmen olarak atanan rehber öğretmen arasında farklar var veya mezun olur olmaz devlete atanan bir rehber ile özel sektörde çalışmayı tercih eden rehber arasında da farklar var. Mevcut durumda bir eşitlikten söz etmek elbette mümkün değil ancak ümitsiz de olmamak gerekiyor diye düşünüyorum çok değil bundan 2-3 sene öncesine kadar psikolojik danışmana gitmek te hoş karşılanmıyordu çünkü.

• Elbetteki. Hatta rehberlik etkinliklerinde aksaklıkların çoğu buradan kaynaklanır. Atanan öğretmenlere rehberlik odasının tayin edilmemesi, bilgisayar sağlanmaması, gerekli sınıf rehberliği saatinin programlanmaması rehber öğretmeni pasif bir duruma düşürmektedir.oysa okum müdürünün görevleri arasında bu ihtiyaçların giderilmesi vardır. Rehberlik yönetmeliğinde okul müdürünün rehberlik hizmetleriyle ilgili ilk görevlerinden biri gerekli ihtiyacı tespit etmek ve bunu sağlamak gelir. Tabiî ki burada şu unutulmamalıdır. Rehberlik etkinlikleri bu ihtiyaçların sağlanmasıyla güçlendirilir. Oysa bazı rehber öğretmenler bu ihtiyaçları olmazsa olmaz olarak görüyorlar. Elbetteki buda yanlış bir anlayıştır.

• Elbette vardır.Öncelikle her rehber öğretmenin yeterli derecede bir bilgisayar bilgisi kullanabileceği bir bilgisayar ve öğrencilerle rahat görüşebileceği bir odaya sahip olması gerekir. Bu imkanların bir çoğu devlet okullarının bir çoğunda bulunmamaktadır.
• Pdr okullarda tam kavranmış değil. Maddi ortam ve olanaklar konusunda da standart bir yönerge olmadığı için, bu konunun çözümü okul müdürünün tutumuna ve rehber öğretmenin becerisine kalıyor diyebiliriz. Ama bu konuda ciddi sorunların da yaşandığı okullar var. Oda hatta fotokopinin sorun olduğu okullar

• Genel olarak okullarda sorunlar var. Bunlardan en önemlisi teknik olanakların bulunmaması. Bir okula atanan rehber öğretmen ilk önce bir oda problemi ile karşılaşıyor. Bunun yanında rehber öğretmenlerin olmazsa olmazlarından bilgisayarı olan öğretmenler oldukça az.

• Okullardaki teknolojik altyapı eksikliği rehber öğretmenlerin çalışma yöntemlerinde önemli aksamalara sebep olmakta. Pek çok okul projeksiyon cihazı, ses sistemi gibi olmazsa olmaz bazı teçhizatlardan yoksun. Oysa rehberliğin görsel işitsel boyutu bu teçhizatlar olmadan gerçekleşemez.

• Uygulamalar için tabi ki okullarda uygulamalarla ilgili sorunlar var. Devlet okullarında yapılacak her hangi bir etkinlik için maddi anlamda her zaman güçlük karşımıza çıkar.

• Bu konuda çok sorun olmakla birlikte, bu kimi zaman yöneticinin alana bakış açısı nedeniyle, kimi zaman da gerçek anlamda yetersizlikten kaynaklanıyor. Dolayısıyla okuldan okula değişen bir konu. Yani bu konuda bir standart olmaması da bir sorundur.

• Çoğu okullarda olanak yok ve kısıtlı.Örneğin psikolojik danışma için bireysel görüşme gerekiyor. Öğrenci ile bazı arkadaşlarımızın ya ayrı bir odası yok(okulda) yada md.yard.ile bazen birlikte kullanıyorlar odayı oysaki danışmada gizlilik esastır.yani öğrenci başkasının yanında kendini zaten açamaz açmayı bırak kendini kapatıyor danışmana ayrıca fotokopi sıkıntısı yaşıyoruz(maddi açıdan çoğu okul bu konuda eminim aynıdır) örneğin benim okulumda 1300 öğrenci var bir test uygu-layabilmem için 1300 adet fotokopi kağıdına ihtiyacım var sadece bir test için bu

• Bizim okuldaki olanaklar pek kısıtlı.hatta yok .Bu da okulun henüz tam yapılandırılmamış olmasından hem de bütçenin kısıtlı olmasından kaynaklanıyor.Öğrencilerin sosyalleşmesi açısından öğrencileri tatmin edecek seçenekler çok az bizim üniv ele alırsak yararlanacağımız bir kafemiz bile yok faaliyetler yok denecek kadar az

• Ekonomik sorunlar her zaman karşılaşılan bir olgu. Çalışmalar için yapılacak harcama veya araç- gereç temininde sorunlar yaşıyoruz. İlköğretim okullarına daha fazla araç veriliyor artık bunları görüyoruz ama liseler için aynı şeyi söyleyemeyeceğiz.Okul aile birlikleri çok iyi çalışırsa, ve çevredeki insanlar eğitime duyarlı iseler bu sorunları bir şekilde onların yardımları ile hallediyoruz. Ama ya böyle bir imkan da yoksa… işte o zaman bütün çalışmaları cebinizden karşılamak zorunda kalıyorsunuz.Okullarda en iyi donatılmış birimlerden birisi olması gereken birimlerden birisi de rehberlik servileri olmalı. Ama gerçekte böyle değil… imkansızlıklar ödenek olmayışı bu sonuçları doğuruyor.
3 -Örgütlenme ile ilgili sorunlar var mı?varsa bunlar neler?açıklayabilir misiniz.
• Örgütlenmede sorun var.Genellikle dernek üyesi olanlar üniversite personeli.AyrIca meb de denetim eksikliği de var.Denetim yetersizliği var.

• Türkiye genelinde yaklaşık 11 bin rehber öğretmen var ve bunlar arasında iletişimin olmaması Rehberlik Araştırma Merkezlerinin yapmış olduğu hizmet içi eğitim programlarına okullarda bulanan rehber öğretmenlere idarecilerin katılması için izin vermemesi.PDR derneğinin tüm rehber öğretmenlere ulaşamaması ve diğer illerde kurulan PDR dernekleriyle gerekli iletişimin sağlanmaması


• Örgütlenmeden kastın sanırım rehberlik teşkilatının merkez ve taşra örgütlenmesi Örgütlen-mede ki en büyük sıkıntımız personel sıkıntısından oluyor mevcut fakültelerin pdr mezunları-nın tamamı işe dahi alınsa ihtiyacı karşılamaz bu sorun hem okulların hem de Ram ların sorunu(özellikle RAM ların)

• PDR de örgütlenme olarak biraz sıkıntı yaşamaktayız.sıkıntı olarak ülke çapında çalışan PDR derneğimiz mevcut fakat adını tam olarak duyurabilmiş değil bana göre ağırlığını tam olarak hissettiremedi.Bu nedenle uygulanan bazı yanlış politikalara yeterli müdahale edilemedi.Onun haricinde her sene belli üniversitelerde PDR kongreleri düzenlenmekte.pdr olarak çeşitli faaliyetler gerçekleştirilmektedir.İnternet ortamında da yeterli sayıda pdr siteleri mevcut.bu sitelerde sıkıntılar son gelişmeler çalışmalar ayrıntılarıyla mevcut.ayrıca pdr ile ilgili bazı dergi ve kaynaklar yayınlanmakta.

• Henüz bir meslek grubu olarak görülmeyiþimizden kaynaklanan bir takım problemler var elbette. Ve ülkemiz koşullarında sivil toplum hareketlerinin ne kadar az dikkate alındığının da bunda etkisi olabilir bilmiyorum ancak her geçen gün bu çalışmaların pozitif yolda ilerleme sağladığının da altını çizmek gerekir.


• Temel olarak sorun yok. Ama örgütlenmenin bilinci henüz sağlanmış değil. PDR derneği olmasına rağmen çoğu rehber öğretmenler bu derneğe üye değiller. Hatta rehber öğretmenler kendi içinde bile çeşitli çatışmalar yaşıyorlar. Özellikle alan dışı atamalardan sonra bu çok sıklıkla rastlanan bir durum. Rehber öğretmenleri temsil eden öğretim üyeleri ve üniversiteler arasında bile bazen ters düşmeler oluyor. Bu durum mesleği gelişim açısından olumsuz olarak etkiliyor. evrensel amaçların edinilmesi ve bunlar için bölgesel adımların atılması gerekir.
• Milli eğitim içinde pdr cinin yeri çok net değil. Pdr cinin bağlı olduğu dernek oda üniversite gibi sürekli kendini geliştirebileceği örgütlere ve örgütlenmelere ihtiyaç var.

• PDR örgütlenmesini henüz tamamlamamıştır. Tüm Türkiye çapında örgütlenme devam etmektedir. Ama şimdi bir sorun olarak PDR lerin RAM(rehberlik araştırma merkezi) larda toplanması söz konusudur. O zaman bir karmaşa olacağı kesindir. Çünkü bunun için yeterli alt yapıya sahip değiliz.

• Okul düzeyinde örgütlenme olarak düşündüm sorunuzu. Eğer okulunuzdaki idareciniz ve öğretmenleriniz rehberlik ve psk dan. Hizmetlerinin önemini kavramışsa örgütlenme ve çalışmalar konusunda sorun yaşamıyor, çok güzel destek görüyorsunuz. İdare ve öğrt. Ark. Rehb konusuna yeterince önem vermiyorsa,veya önemli deyip de gereğini yapmaktan- yapabilmekten çok uzaksa bütün örgüt bir kişiden sadece rehber öğretmenden oluşuyor. Sizde her şeyi omuzlamaktan yoruluyor bir zaman sonra pes edip başka bir okul tayin istiyorsunuz. Çünkü yıprandığınızı hissediyorsunuz. Çalışmalarınızda uzun süren yapılandırmalarınız da diğer çalışanların bir sözü, hareketi ile yıkılabiliyor.
4-Personel sağlama ve yetiştirme ile ilgili sorunlarınız var mı?varsa bunlar neler?açıklayabilir misiniz.

• Meslekte görev yapan 11 bin rehber öğretmenden yaklaşık 4 bin tanesinin alan dışı bölümlerden olması .Mesleğin gerektirdiği niteliklere sahip olmamaları .Toplum tarafın-dan mesleğe karşı önyargıların oluşması.Mezun veren kurumların uygulamaya yeterince önem vermemesi .Yürürlükteki yasaya göre yeni mezunların bir yıl boyunca Rehberlik Araştırma merkezlerinde görev yaptıktan sonra okullara atanması gerekmektedir ama bazı illerin bu uygulamayı yapmamaları .

• Sanırım cevaplar hemen hemen aynı personel yetiştirecek öğretim elamanı başlı başına bir sorun bu alanda yetişmiş hoca sayısı az diğer eğitimbilimleri bölümlerinden çok farklı olduğumuz için telafi ertmek zor(psk.dan)ha birde ülkenin mali politikaları da buna etken isterseniz 5000 PDR ci mezun olsun mali politikalar neticesinde en fazla 500-600 kişisi alınabilir(diğer birçok branşta olduğu gibi (ing,bilgisayar,sınıf öğret vb.)

• Rehberlikte son yıllarda duyulan ihtiyaç nedeniyle personel konusunda sıkıntılarla karşılaşıldı.En başta açığı kapatmak için alan dışı atamalara başvuruldu.Bugün ülke genelinde hala rehberlik açığı bulunmakta bu konuda ülke çapında rehberlik ve psikolojik danışmanlık eğitimi veren bölümler yaklaşık 15-17 üniversitede bulunmakta.Bir senede mezun olan rehber öğretmen sayısı da ortalama 700 800 civarında.Bunun bir nedeni de alan olarak hemen hemen her iş sahasında rehberlik faaliyetlerine ihtiyaç duyulmaya başlanmış,bu bölümlerden mezun olanlar da farklı iş sahalarında mesleklerini sürdürmeye başlamışlardır.

• Bu bağlamda sorun ülkemizde çok. İnsanlar kendi alanlarında çalışmadıkları gibi başka alanlarda çalışmak zorunda kalıyorlar. Ki rehberlik alanı da bundan nasibini aldı. Mezun olanların çoğu maddi getirisi fazla diye özel sektörde çalışmayı tercih ediyor. Bu da ülkemizde ciddi bir açığa neden oluyor. Milli eğitim ise bu açığı alan dışı atamalarla gidermeye çalışıyor. Oysa bu geçici bir çözüm olmakta. Bu alanla ilgili en kısa ünv. Fakülteler kurulmalı ve ikinci öğretime geçilmelidir. Bu sorunuyla ilgili yaşanan bir diğer problemde uygulamadaki yetersizlikler. Mezun olan rehber öğretmenlerin çoğu üniversitede aldıkları eğitimin normal iş yaşamında yetersiz kaldığı kanaatindeler. Bunun en büyük sebebi pratik eksikliği. Bu alanın öğrencilerine yönelik müfredat yeniden gözden geçirilmeli, hem iş alanına hem de eğitime daha uygun hala getirilmelidir.

• Personel yetiştirmek öncelikle bakanlığın görevi olduğu için bu konu ile ilgili yorum yapmam yanlış olur. Ama personel temin edebiliyor musunuz diye soracak olursanız bakanlığımız yeterli sayıda kadro tahsis etmediği için elbetteki sıkıntı yaşıyoruz.

• AB standartları doğrultusunda önemli ölçüde rehber öğretmen açığı kapatılmaya çalışılıyor ama istatistiklere göre 2020 yılına kadar tüm mezunlar atansa bile rehber öğretmen açığının kapanmayacağı bilinen bir gerçek. Tabi ki şunu da unutmamak gerekir her mezun PDR alanına yönelmiyor.

• Personel yetiştirilmekte ama açık fazla olduğu için personel yeterli gelmemektedir. Ayrıca PDR ve psikoloji haricinden alımlar dolayısıyla sorunlar oluşmaktadır.

• Personel sağlama ve yetiştirme farklı konular. Sanırım personel sağlama Maliye Bakanlığını da içine alan kapsamlı bir konu. Yetiştirme de öyle...Ama her ne kadar üniversitede alanla ilgili sürekli iyiye giden bir gelişme varsa da, ne benim ne de yeni mezunların yetkin bir şekilde mezun olduklarına inanmıyorum. Teori ve pratiğin birbiriyle her zaman örtüşmediğini 16 yıl önce mezun olmuş biri olarak hala görüyorum. Özellikle göreve ilk başladığımda her şeyi nasıl el yordamıyla bulmaya çalıştığımı hatırlayınca...Felaketti...

• Okullarımızda rehb öğrt eksikliği had safhada, başka okullarda görevlendirilmeler yaşanıyor. Bu da sizin çalışma düzeninizi bozuyor. Eğer yapılacaksa bile bu görevlendirme sene başında planlar yapılamadan önce olsun ki, bizde planlarımızı ona göre yapalım.Rehb. Öğretmen yetiştirmede aman aman sorun yaşandığını sanmıyorum. Belki biraz lüks olabilir önerim şu: rehb öğrt. Olarak yetiştirilecek öğrencilerin üniversiteler alınırken mesleğin gereklerini karşılayabilecek nitelikte olup olmadığı konusunda ikinci bir sınava tabi olması (ÖSS den sonra) daha güzel olur diye düşünüyorum. Tabi dürüstçe!...


5-Mevzuat ve personelin özlük hakları ile ilgili sorunlarınız var mı?varsa bunlar neler?açıklayabilir misiniz.

• Şu anki yönetmelikte herhangi bir sorun bulunmamaktadır.

• Of ki of ne sen sor ne ben söyleyeyim tam olarak milli eğitim sistemimizin neresine oturtulduğumuz bile belli değil bu karmaşada merkez teşkilatta bizim branştan gelmeyen kişilerin olması çok etkili son dönemde okul rehberlik servislerinin kapatılması rehber öğretmenlerin merkezlerde toplanması gündemde

• Rehberlik ve psikolojik danışmanların özlük hakları ve mevzuatları milli eğitim bakanlığının belirlediği ilgili kanunlarla belirlenmiştir.Bu konuda herhangi bir sıkıntı yaşanmamaktadır.ilgili mevzuatlarda ve yönetmeliklerde okullardaki tüm öğretmenlerin rehberlik faaliyetlerinde neler yapacakları açıkça belirtilmiştir.rehber öğretmenlerin hakları ve yükümlülükleri açıkça bellidir.
• Devlette çalışan bir pdr uzmanı için özlük hakları 657 sayılı kanuna tabiidir elbette bir takım problemler olabilir ancak ben bu problemleri bireysel olmanın ötesine taşınamayacağını veya madde madde alan insanına anket uygulanarak bir değerlendirme yapılmalı ortak olarak problem teşkil eden maddeler gözden geçirilebilir düşünüyorum -tabi ki bunlar hukuki süzgeçten geçirilerek yapılmalı diye de ekleyeyim-

• Bu konuda belki en büyük sıkıntı rehber öğretmenlerin görev ve fonksiyonlarındaki sürekli değişme ve karışıklıktan kaynaklanıyor. Mevzuatın sürekli olarak değişmesi okul rehberlik hizmetlerinin işleyişinde de hissediliri sıkıntılara yol açıyor. Bunun en basit örneği şuanda okul rehberlik hizmetleri yöneltme yönergesinde yaşanıyor. Bu yönerge değişmesine rağmen hala eski mevzuata göre işleyiş gösteren rehberlik servisleri var.

• Mevzuat çok fazla bürokratik işlem içeriyor. Özlük hakları olarak diğer devlet memurları gibi eksik noktalar var.

• 1.si sürekli zamansız görevlendirmeler , 2. okul uygulaması, okul idaresi vbg alakasız yerlerde çalıştırmalar. Ücret uygulamaların da Anadolu-fen lisesi ile ilköğretim ve diğer okullardaki farklılık.
• En önemli olarak çalışma saatlerimizde problem yaşanıyor. Ders saati mi kastediliyor bu mevzuatta belli değil.

• Rehber öğretmenlere yönelik mevzuata göre rehber öğretmenler müdüre bağlı çalışan kişiler olduğu halde özel sektörde bu çok da dikkat edilen bir durum değil.

• Özlük de şöyle bir sorun var çoğu idareci ve öğretmen rehberleri iş yapmayan odasında oturan bir öğretmen gibi algıladığından büro işi vermek ister ve de sanırım veriyor (maalesef) ayrıca işi olmayan vazifelerde görevlendiriyorlar vs.... (tören,büro işleri,sınav gözetmen....vs

• Bizim bütün çalışmalarımız 2524 sayılı tebliğler dergisinde belirtildiği görev sorumluluklar dahilinde gerçekleştirilir. Bu yönetmelik eskisi( 2201) ne oranla daha bir etkinlik kazandırdı bize… MEB- idareci ve öğretmenlerin özlük hakları aynen bizim için de geçerli.. Yukarıda bahsettiğim gibi biz Psk Danışman veya rehber öğrt olarak net bir şekilde unvan tanımı yapılmadığı sürece kimlik sorunu yaşayacağız. Öğretmensek psk danışmanlık ve onun gereklerini yerine getirebilmeli miyiz? Getirmeli miyiz..? etik kurallar ne olacak? Eğer Öğrt değil de psk dan olarak görülüyorsak öğretmenlere ilişkin özlük hakları bizi bağlamaz, bizlerin durumu ayrı bir şekilde belirtilmeli.

6-PDR uygulamalarında verilen hizmetlerin bilimsel ve profesyonel nitelikleri ile ilgili sorunlar var mı?varsa bunlar neler?açıklayabilir misiniz.

• Kullanılmakta olan Zeka ve Projektif testlerin eski olması ve üniversitelerin bu konuda çalışmalarının olmaması.
• Tam olarak yok fakat okullarda birçok iş hatta gereksiz işle uğraştığımız için okurken öğrendiğimiz psk danışmayı veya çoğu tekniği uygulayamıyoruz-bilimsellik kısmı okullarda bilimsel bir yaklaşımla eğitildik ama rehber öğretmenlerin şahıslar bazında uygulamaları farklı olabiliyor kimisi anti bilimsel yöntemlere de sapabiliyor ama tamamen duygusal yani İçimizde geri kafalı da çok(tabi sen bunu hocana bu şekilde verme)

• PDR uygulamalarında,verilen hizmetlerde bilimsellik ve profesyonellik üniversitelerde verilen eğitimle ilgili üniversitelerde verilen PDR eğitimi ne kadar profesyonel ve bilimsel olursa yetiştirilen öğretmen adayları da o denli işlerinde bilimselliği ön plana alacalardır.okullarda verilen rehberlik hizmetlerinin tam amacına ulaşabilmesi için bilimsellik şart fakat zaman zaman yaşanan bazı olumsuzlukları duymuyor değilim.Bu konuda ben kendimi aldığım eğitim nedeniyle şanslı hissetmekteyim.

• Üniversite eğitimi esnasında veya daha sonrasında alınan süper vizyon eğitimlerinin bazılarının seminer dersleri şeklinde eğitim yılı içerisinde üniversite öğretim elemanlarınca verilebileceğini düşünüyorum. Bu eğitimlerinin daha sonradan alınması isteğe bağlı olma ve ekonomik fedakarlıklar istemekle beraber alandaki tüm pdr uzmanlarına karşılıksız sunulmalı, bu da aşılmayacak bir problem değil elbette

• Yukarıda da belirttiğim gibi öncelikle pdr hizmeti verecek danışmanların kendilerini iyi derecede eğitmeleri gerekmektedir. Yoksa alınan yardımın çok profesyonelce olduğunu söylemek doğru olmaz. Onların verdiği pdr yi bir sınıf öğretmeni olarak ben de verebilirim.

• Tabi dediğim gibi üniversitelerde verilen eğitimde farklılık olduğu için uygulamada profesyonellik ve bilimsellikte de farklılık oluyor. Bazı üniversitede klinik alanında daha yoğun eğitim görüyor. Bu yüzden onların danışana ya da öğrenciye yaklaşımı daha profesyonelce oluyor. Kimi üniversitelerde uygulamaya daha ağırlık veriliyor. Bu da farklılığı oluşturabiliyor.

• Rehberlik servisleri genellikle psikolojik danışma birimleri gibi algılanmakta ama gerçekte durum böyle değil ve olmamalı. Rehber öğretmenlerin asli görevleri yöneltme ve eğitimle ilgili aksaklıkları gidermeye yardım edecek projelere destek olmak olmalı. İnsanların rehberlik birimlerinden beklentileri olanakların çok üstünde olabilmekte. Zannediliyor ki tek bir görüşmeyle yıllardır biriktirilen sorunlar birden bire çözülüverecek. Bu da rehberlik anlayışının ülkemizde tam olarak yerleşmemiş olduğunu gösteriyor.

• Uygulamada okullarda öğretmen kadrosu içinde yer aldığımız için her ne kadar psik. Danışmanda olsak öğretmen gözüyle görülüyoruz. Dolayısıyla öğretmen kadrosu içinde olsak bile öğretmen değil psik. Danışman olduğumuzun göz önünde bulundurulması gerekir.

• Olmaz mı?!..Eğer MEB’ e bağlı okullardan söz ediyorsak...Öncelikle düşünce yapımızın bilimsel ve profesyonelce olduğu tartışılır.PDR’ lerin yetersiz olmalarına rağmen psikolojik danışma yapmaları yanlıştır. Bazıları neredeyse psikoterapi yapmaya çalışıyor kitaplardan okuduklarıyla.. Yine çalışanlarla çatışmalara girmek profesyonel bir tavır değildir. Ve sanırım PDR’ lerin öncelikle kendi kişilik çatışmalarını ve ego sorunlarını çözmüş, aşmış olmaları gerekiyor. Bunları başka birine göstermeye çalışmadan önce..PDR bir fal açma işi değildir!

• Burada yaşanan sorunlardan en önemlisi mesleğe branş dışından yapılan atamalar eltili olmakta. Bu durumda yapılan psk danışmalar bilimsellik ve profesyonellikten öte ebeveyn- çocuk ilişkisi şeklinde gerçekleşmekte.. bunların örneklerini duyuyoruz.. yönlendirme konusunda öğrencilerimizin büyük bir bölümü (%80-90) üst eğitim kurumları ile ilgili alan meslek seçimi ile ilgili kararları öğretmenlerinin yönlendirmesi ile yapıyor. Kendisi hakkında karar vermekte zorlanıyorlar. Mevcut sistem ve OKS ÖSS sınavları ve okulun bulunduğu çevre, bir takım imkansızlıklar öğrencileri tek yöne doğru zorluyor. öğrencilere uygulanan ilgi envanterlerinin hükmünü geçersiz kalıyor sanki.. Öğrenci ilgi ve yeteneği ne olursa olsun kazanabildiği bir üst eğitim kurumuna gidiyor, veya bölgesinde mevcut olan okula yönlendiriliyor.

7-PDR uygulamalarının öğretim kademelerine göre ülke çapında yaygınlaştırılmasını gerçekleştirecek planlama ve programlama ile ilgili sorunlar var mı?varsa bunlar neler?açıklayabilir misiniz.

• Yeterince personelin olmamsı nedeniyle bölüm dışından atamalarla bu açık kapatılmaya çalışılıyor.Şu anda 18 ünv. Tane ünv mezun vermektedir bu da yılda yaklaşık 700 mezuna denk gelmektedir. Yönetmelikte her 500 öğrenciye bir rehber öğretmen olması gerekmektedir buda her yıl açığın artmasına neden olmaktadır .
• Kademe olarak sıkıntı yok ama ülkemizde okul türlerinin farklılığı planlamada ve uygulamada sıkıntılara yol açıyor mevcut rehberlik servisleri spesifik bakış açılarıyla sorunu aşabilirler


• PDR alanında en büyük sorun bu maddede yatmakta.yukarıdaki bazı maddelerde de değindiğim gibi pdr ihtiyacı ülke çapında çok fazla en başta milli eğitimde fakat mezun sayısının az oluşu açığın fazla olması zaman zaman yanlış uygulamaların ortaya çıkmasına neden olmakta.en başta alan dışı atamalar gelmekte.daha sonra okullardaki diğer branş öğretmenlerinin pdr alanına bakış açısı gelmekte.statü gereği pdr cilerin farklı olması ve maalesef bazı pdr öğretmenlerimizin yanlış tutumları nedeniyle pdr ciler iş yapmayan yatan insanlar olarak görülmekte.şunu belirtmekte fayda var pdr nin gerekliliğine inanan ve destekleyen diğer branşlardan öğretmenlerimiz de çok sayıda mevcut.bunların yanı sıra okullardaki fiziksel imkansızlıktan dolayı rehberlik faaliyetlerinin zaman zaman aksadığını görmekteyiz.Toplumumuzda da rehberliğe genelde olumsuz bir bakış açısı mevcut.toplumumuzun biraz çekinerek baktığı bir bölümüz sanırım.

• Bir çok üniversitede farklı ekollerin benimsenmesi bu problemlere örnek niteliği taşıyabilir ancak buda farklı farklı yorumlanabilecek bir şey yani bir takım problemlerimiz var elbette ama bunlar planlı programlı bir çalışma ve alanında uzman akademisyenler rehberliğinde çözülemeyecek kadar büyük değil

• Bunu cevaplamak için birkaç yıl çalışmak gerekir. 


• Bence en büyük sorun burada yatıyor. Çünkü milli eğitimin rehberlik hizmetleri bir bölgeden yönetiliyor. Sanki türkiyede yaşayan bütün öğrencilerin sorunları aynıymış gibi tek bir program hazırlamak bence çok yanlış. Çünkü pdr ihtiyaçları bölgeden bölgeye hatta ilden ile farklı özellikler gösterebilmektedir.Örneğin İstanbul’daki bir öğrencinin sorunu ile Şırnak’ ta okuyan öğrencinin. sorunları birbirinden çok farklı olacağından farklı alanlarda pdr ihtiyacı almalarından daha doğal hiçbir şey olamaz. bu yüzden pdr planlaması yapılırken bu ihtiyaç ve istekler göz önünde bulundurulmalıdır
• Bu konuda çalışmalar var ancak aile hekimliği gibi bir uygulama daha verimli olacaktır

• Bu son zamanlarda duyduğumuz uygulamalar var tabiki. En önemlisi çanta elde rehberlik yapmak. Fayda kesinlikle sağlanmıyor. İki ya da üç okulda görevlendirilme ile görev yapmada gerekli verim alınmıyor veya verilmiyor. Yoğunluk çok fazla oluyor öğrencileri tanıma fırsatı gözlemleme fırsatı bulamıyorsunuz. Daha çok formalite işleri yürütüyorsunuz

• Yukarıdaki sorunlar bir araya geldiği zaman rehberlikle ilgili sorunların çözümünün yıllar alabileceği aşikar. M.E.B. rehber öğretmen açığının fazlalığını bildiği halde mali sebeplerle atamalarda yavaş davranılıyor. Galiba Türkiye için eğitim hala bir lüks olmaya devam ediyor…
• PDR uygulamalarının okullardaki örgütlenmesi henüz tamamlanmamıştır. Ama meb rehberlik servislerini RAM larda toplamak istemektedir. Bunun sakıncaları çoktur. Aslında alt yapı oluşturulsa olabilir. Ama şu anda bunun alt yapısı oluşturulmamıştır. Öğrencilerin o merkezlerden danışma almasının zorlukları vardır. Ulaşım sorunları olacaktır.

• PDR’ ye önem veren iyi bir milli eğitim idaresinin olduğu güzel bir ilde çalışıyorum. Yine de pdr açığı var. Ancak bu açık milli eğitimden kaynaklanmıyor. Belki personel atama ile ilgili bir sorundur, ya da yeterince mezun yoktur. Bir de son zamanlarda basında söz edilen rehber öğretmenlerin bir merkezde toplanması konusu var ki, sanırım bu rehberliğin yaygınlaştırılmasına yönelik, ama bence doğru olmayan bir yöntem. Neyse sanırım siz de bundan söz edeceksinizdir. Başarılar.

• Ülke çapında pdr uygulamalarının yaygınlaştırılması amaçlanıyor,i bunu bakanımızın ve yöneticilerimizin ağzından duyuyoruz. Ama bunun için nasıl bir planlama yapıyorlar bilmiyorum. Daha fazla rehb öğrt. ataması ile gerçekleşecek diye düşünüyorum, ki bu da ayrılan kontanjan dışına çıkılması demektir ve mümkün gözükmüyor. Şimdi elime geçen bir bakanlık genelgesi var. Henüz bize ulaşmadı ama gazetelerde yayınladı, haber yaptı durumu. Buna göre okullardaki rehb. Öğretmenler ram’larda veya ilçe milli eğitim müdürlüklerinde görevlendirilecek. daha fazla okulun ve öğrencinin faydalanması için böyle bir duruma gerekçe gösterilmiş. Mantıklı ama yanlış olan bir şey daha var bizlerin öğrencilerden kopmamıza sebep olacak bu durum… bu dikkate alınmalı. İkincisi bu işin planlamasını ilçe milli eğt. Md yapacaksa neye göre belirleyecek. Bütün okullarda bir gün çalıştığımı düşünüyorum. Ancak ayda bir defa bir okula sıra gelecek…. Umarım güzel olur sonucu.. ikincisi biz rehber öğretmenler her gün görevlendirme ile köylere kasabalara çalışmaya gideceğiz. Bu durumda ulaşım ve yolluklarımız, özlük haklarımız ne olacak bu belirtilmemiş. . bu da ayrı bir sorun olabilir. Ben bu sorunların çoğunu şahsen yaşamam ama diğer arkadaşlar için zor diye düşünüyorum.

01531022 ESRA ŞAHİN
BİLGİSAYAR ÖĞRETMENLİĞİ 4.SINIF GÜNDÜZ

Çevirmiçi mi? Bahadır DAVUT

Bahadır Davut
444 ileti

Şehir: Türkiye
Meslek:
Yaş: 24
10:10 16-08-2005 GMT+02 saat      
ve bunu da....

Çevirmiçi mi? Musa

Mustafa Musa Ülker
503 ileti
http://www.musaulker.com/
Şehir: Türkiye Burası
Meslek: Öğrenci++ ve Öğrenci#
Yaş: 24
11:09 16-08-2005 GMT+02 saat      
Alıntı
Bahadır DAVUT :
ve bunu da....



Bahadır konuları sırayla açmasam ne dediğini anlamıyacağım

varan - 1: ilk bunu okumuşsun

http://www.biltec.org/forums.php?m=posts&q=798

ve yorum yazmışsın:
bunu makale haline çevirsen de yayınlasak çok güzel olur bence

varan - 2: sonra bunu

http://www.biltec.org/forums.php?m=posts&q=799

ve yorumun:

aynen bunu da çevirip makale olarak yayınlayabiliriz 10005cdca7417b28f3b4

varan-3: en sona da bu konuyu okumuşsun

bu sırayı takip etmeyen "ve bunu da..." dediğini anlamayacak.ki ben anlamadım sonradan çaktım manzarayı :

Çevirmiçi mi? profesra

esra şahin
87 ileti

Şehir:
Meslek:
Yaş:
11:38 16-08-2005 GMT+02 saat      
arkadaşlar,ilginize teşekkürler.ilgili arkadaşlarla konuşup bu yazılarımı makale halinde görmenizi talep edeceğim.

Çevirmiçi mi? Bahadır DAVUT

Bahadır Davut
444 ileti

Şehir: Türkiye
Meslek:
Yaş: 24
12:14 16-08-2005 GMT+02 saat      
profesra:
edit konusunda yardımcı olabilirim

musa:
tam şirketten çıkacakken gördüm, napayım, dikkat etmedim
> 1 <